İzlanda çünkü;
Şehirlerarası otobüslerde bedava kitap dağıtılıyor.
Sadece 320bin kişi nefes alıyor.
İşsizlik oranı %0.8
İsminin aksine yemyeşil.
Viking ırkından geliyorlar.
Ülkeyi paylaşamama diye bir olay yok, terör yok.
Polisler silah taşımıyor,ordusu yok.
10bin şelalesi var.
Bakteri yok, böcek yok, karınca yok.
Dünyanın en güzel cilt yapısına sahip insanlar izlandalılar.
1000 kişiden 850’si gazete okuyor.Okuma yazma oranı %99.
En huzurlu ülke.
Biranın yasallaştırılmasını 1 Mart’ta ülke çapında kutluyorlar.
Dışarı çöp atma diye bi kavramları yok bile.
Siyah kumları var.
Buzullar, volkanlar, kraterler, kalderalar, fiyortlar, gayzerler, uçurumlar, kaynar sular, fokurdayan çamurlar, büyük şelaleler, çavlanlar.
Biraz Patagonya,biraz Antartika,biraz Galapagos,biraz Hawai,biraz İrlanda,biraz Norveç yada bunların hepsi.
Auroraları izleyebiliyorsun.
En sert votkası absentten bile sert.
Friday Night Runtur diye cuma eğlenceleri var. Cumartesi sabahına kadar Reykjavik de dışarıda eğlenen nüfus 150bin.
Eşcinsel evlilik yasal ve ilk eşcinsel evliliği başbakanları yapmış.
230 kuş türü var.
Senede sadece 3 ay görünen nadir puffinler var mesela.
Pagan kültüründen geliyorlar.
Ciddi olarak elflere inanıyorlar.
Turistlere dağıtılan broşürlerde rahatsız etmesinler diye elflerin nerede yaşadığına dair çizilmiş alanlar var.
Bir kere Icelandic music diye birşey var:
Amiina, Seabear, Agent Fresco, Emiliana Torrini, Ragnheiður Gröndal, Sigur Rós, Slowblow, Björk, Gus Gus, Múm, Pornopop, Bang Gang, Ólafur Arnalds, Jónsi, Of Monsters & Men, Worm is Green, Sin Fang, Sóley, Rökkuró, Kira Kira, Parachutes, Lady and Bird.
İzlanda bağımsız filmleri diye bir şey de var:
Dancer in The Dark, Nói albínói, Dark Horse, 101 Reykjavik, Breaking The Waves, White Night Wedding, Eldfjall, Börn, Back Soon, The Last Winter, Country Wedding, The Juniper Tree, The Sea, The Good Heart.
Film kadar keyifli bol müzikli belgeselleri var:
Ve çünkü;
- Bundan 4 sene önce yılbaşında bir kızla tanışmıştım. İzlanda aşığıydı ve iki sene önce bir sosyal sorumluluk projesiyle gitti. Zaten bir daha da dönemedi. Bir adamla tanıştı ve evlendi, Snævarr soyadını aldı ve kırmızı çatılı bir evde yaşıyor muhtemelen.
Çünkü bence dünyanın en mutlu insanı şimdi.
Reblogged from wilburwantstokillhimself with 129 yorum